| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )
Özel Arama

HABER82

9 "yaşam" etiketi kullanan gönderi "yaşam" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Eski sevgiliyi unutmak istiyormusun?...

Özel Arama
ayrilik2 Bahar bitti, yaz geldi, yeni aşka yelken açacaksınız ama ne mümkün! Sizin yelkenli çelik halatlarla eski limana demirli vaziyette. Ama üzülmeyin, durumunuz ümitsiz değil. Bugüne kadar milyarlarca insan eski sevgilisini, karısını, kocasını unutmayı başardıysa siz de yapabilirsiniz. Kimse unutulmaz değil. İşte yaranıza merhem olabilecek 25 öneri.

1. Arkadaş kalacağım diye kendinizi kasmayın: Tamam, arkadaşça ayrılmış olabilirsiniz. Her ayrılıkta kan dökmeye gerek yok. Ama arkadaş kalacağım diye kendinizi zorlamanız da şart değil. En azından bir süre. Onu görünce kalp krizi geçirecekmiş gibi olmayı bıraktığınızda, belki mailleşmeye başlayabilirsiniz.
2. Rastlaşma ihtimali bulunan yerlerde dolaşmayın: Kabul edin içten içe onu görmek istiyor, üstelik buna bir de kaza süsü vermeye çalışıyorsunuz. Siz kimi kandırıyorsunuz?
3. Birlikte gittiğiniz mekanlardan uzak durun: Densiz bir garsonun, bir tanıdığın gelip de eski sevgilinizin nasıl olduğunu sormasıyla, göz yaşları sel olabilir. Dikkat. Ayrıca anılar da üstünüze üstünüze gelebilir. Şurası göz göze geldiğimiz yer, diye başlarsınız sonra.
4. Evde ona ait ne varsa kurtulun: Bir şenlik ateşi yakıp törensel bir havayla yok edebilir, ya da doğrudan çöp tenekesine gönderebilirsiniz. Kutulayıp kaldırmak da bir yöntem ama o kutu evin bir köşesinde durduğu sürece, ruhunuzu rahatsız edecektir benden söylemesi.
5. Onun dinlediği şarkıları, seyrettiği dizileri unutun: Playlist’inizden bir iki şarkı eksilse ölmezsiniz ya. Hiç gereği yok. Hatta gidin, hiç tanımadığınız, dinlemediğiniz şarkıcıların CD’lerini, ülkelerin müziklerini satın alın.
6. Birlikte çektirdiğiniz fotoğrafları yok edin: Nedenini uzun uzun anlatmama gerek yok sanırım. Yöntemi seçmek de size kalsın. 4. maddedeki prensibi uygulayabilirsiniz.
7. Evin dekorasyonunu değiştirin: En temizi başka bir semte taşınıp yeni bir hayata başlamak ama ha deyince olacak iş değil. O zaman siz de evdeki eşyaların yerlerini, şekillerini değiştirin. Özellikle onun her zaman oturduğu koltuğun yerini...
8. Kullandığı parfümü hayatınızdan çıkarın: Hafızayı en hızlı tetikleyen şey koku alma duyusu. Parfümün kokusunu aldığınız an, en mutlu anınıza dönebilirsiniz. Çok tehlikeli!
9. Tatile çıkın: Başka yerlerde, başka insanlarla tanışmak kesinlikle iyi gelir. Ama dikkat edin de, daha önce birlikte gittiğiniz bir yer olmasın. Tabii bazı bünyeler farklı prensiple çalışıyor olabilir. İnadına gidip, anılarınızla yüzleşmek ve onlardan korkmadığınızı kendinize ispat etmek isteyebilirsiniz.
10. Arkadaşlarıyla bir süre görüşmeyin: Kendi arkadaşlarınız size yeter. Hakkında bilgi taşımalarına, ağzınızı yoklamalarına izin vermeyin.
11. Özel günlerinizde evde oturmayın: Kanka destek sistemini devreye sokun. Arkadaşlarınıza sığının, sizi avutmalarına izin verin. Özellikle yıldönümü, onun doğum günü gibi eski özel günlerde evde tek başınıza kalmayın.
12. Telefon numarasını, mesajlarını silin: Böylece bir gece vakti içip içip onu aramanız zorlaşır, dönüp dönüp gönderdiği aşk mesajlarını okuyup içinizi kanırtmazsınız.
13. Aldığı hediyelerden kurtulun: Tamam o kolye altın olabilir ama ruh sağlığınızdan daha mı kıymetli? Ya satın parasını çatır çatır yiyin, ya da birine verin.
14. İyileri değil kötü anıları hatırlayın: Birlikte geçirdiğiniz mutlu günleri anacağınız zamanlar gelecek ama şimdi değil. Şimdilik sadece kötüleri hatırlamaya çalışın ki, yelkenleri suya indirmeyin.
15. Yeni bir şeyler öğrenin: Bir kursa filan yazılabilirsiniz. Böylece aklınız başka şeylerle meşgul olur, kendiniz için de iyi bir şey yapmış olursunuz. Hem belli mi olur, yeni biriyle tanışırsınız.
16. Altı ay uykuya yatın: Şu ana kadar sıraladıklarımın hiçbiri işe yaramadıysa, ütopik olmakla birlikte bu seçeneği deneyebilirsiniz. Belki iyi bir uyku çekince hayat daha iyi olur.
17. Kendinizi yenileyin: Sürekli saç şekliyle, rengiyle oynamak depresyon belirtisi derler ama her zaman değil. Aynada yeni birini görmek içinizi açabilir.
18. Romantik komedilerden uzak durun: En sevdiğiniz tür olabilir ama bu tip filmler insanı olmayan erkeklere/kadınlara bile aşık etme kapasitesine sahip. Sinemadan çıkar çıkmaz cep telefonuna sarılırsanız, telafisi mümkün olmayan hatalara imza atabilirsiniz.
19. Hüzünlü aşk şarkıları dinlemeyin: Bir süre bazı müzik türlerini, bazı şarkıcıları hayatınızdan çıkarmanız gerekecek. Örneğin Celine Dion. Gerçi onu kim niye dinler anlayabilmiş değilim ama... Buna karşılık Burak Kut’tan tüm unutmaya çalışanlar için gelsin: Yaşandı bitti saygısızca, haydi zıpla...
20. Onu düşünmeye başladığınızda fizik problemi çözün: Tamam kabul ediyorum; bunu ben de yapamam. Ama beynin rasyonel tarafını çalıştırmak için hiç değilse Sudoku çözün bari.
21. Ayakta duramayacak kadar uykunuz gelmedikçe yatmayın: Uykunuz kaçınca onu düşünmeye başlarsınız, onu düşününce zaten uyku gelmez.
22. Evdeki battaniyeleri yok edin: O melankoliyle altına girmeye kalkarsanız uzun süre çıkamazsınız.
23. Second Life’ta yeni bir siz yaratın: Değişim her zaman içten dışa olmaz. Girin Second Life’a, yaratın şöyle alımlı, yakışıklı, seksi, işinde başarılı bir karakter. Elinizi sallasanız ellisi. Bu gazla gerçek hayatta da engel tanımazsınız artık.
24. Extreme sporlara başlayın: Can derdine düşünce, eski sevgilinin acısı kalmaz. Aman dikkat adrenalin bağımlısı olmayın.
25. Yeni bir sevgili bulun: Eveeet, geldik meselenin özüne. Önceki maddeleri de uygulayın tabii ama eski sevgiliyi unutmanın en iyi yolu yenisini bulmaktır. Ama tabii burada zamanlama ve kimi seçtiğiniz çok önemli. Öyle birisini bulmalısınız ki, aklınızı başınızdan alsın.

“Her doğan bebeğe bir fidan”

Özel Arama
Esenler Belediyesi “Her doğan bebeğe bir fidan” kampanyası başlatarak 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü daha anlamlı kıldı.

Kampanya, Esenler Belediye Başkanı M. Teyfik Göksu, Kaymakam Nazım Madenoğlu ve Esenler protokolü, bebekler ve aileleri ile birlikte Esenler Kemer Korusu’na fidan dikimi ile başladı. Fidan dikimine katılan bebeklere sertifikası ile birlikte birer de altın hediye edildi.

Esenler Belediyesi, 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü bu sene farklı kutladı. “Her doğan bebeğe bir fidan” sloganıyla ağaçlandırma kampanyası başlatan Esenler Belediyesi’nin 5 Haziran Dünya Çevre Günü programı, Kemer Mahallesi’nde fidan dikimin yapılacağı alanda gerçekleştirildi.

kullan

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan tören, çevre konulu şiir ve kompozisyon yarışmasında birinci seçilen öğrencilerin şiir ve kompozisyonlarını okumasıyla devam etti. Belediye Başkan Yardımcıları, İl Genel ve Belediye Meclis Üyeleri, siyasi parti ilçe başkanları ve temsilcileri, İlçe Milli Eğitim Müdürü Gürbüz Akbulut, Emniyet Müdürü Dindar İlhan, Esenler Müftüsü Ali Kara başta olmak üzere ilçe protokolü, mahalle muhtarları, öğrenciler ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği programda ilk konuşmayı Esenler Belediye Başkanı M. Teyfik Göksu yaptı.

Çevre problemlerinin artık günümüzde bütün ülkelerin ortak sorunu haline geldiğini belirten Göksu, “Eğer gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmak istiyorsak doğal çevrenin güzelliklerini korumak ve güzelleştirmek hepimizin görevidir. Soluduğumuz havanın, içtiğimiz ve kullandığımız suların, bulunduğu­muz yerin temiz olmasını istiyorsak çevre kirlenmesine engel olalım” dedi.

Çevreye sahip çıkmanın, çevreyi korumanın en etkili yollarından birisinin de ağaçlandırma çalışmaları olduğunu kaydeden M. Teyfik Göksu,  “Cennet gibi vatanımızı kurak, çöl, bozkır şekline sokmayalım. Ağaç dikmek, hem dini, hem de milli bir görevdir. Ağaç ve yeşile büyük önem veren bir kültürden gelen bizler bugün atalarımızın gösterdiği duyarlılık ve hassasiyeti korumak zorundayız” diye konuştu.

Her yıl 10 bin fidan

Esenler Belediyesi’nin bugün itibariyle çok önemli bir projeye imza attığını kaydeden  Göksu konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bugün, (Her doğan bebeğe bir fidan) kampanyası başlatmış bulunuyoruz. Kampanya ile dünyaya gözlerine açan her bebek adına bir fidan dikilecek ve bebeğin adına özel düzenlenmiş Fidan Sertifikası vereceğiz. Bundan sonra Esenler’de doğan her çocuğun Esenler’de bir dikili ağacı olacak. 2008 yılında Esenler’de doğan çocuk sayımız 11 bin. Demek ki biz, bu projeyi başarı ile uyguladığımızda, Esenler’de bir yılda yaklaşık 10 bin ağaç dikeceğiz. Bir çoğunuzun aklından (Esenler’de bu kadar ağaç dikecek alanı var mı?) şeklinde bir sorunun geçtiğini tahmin ediyorum. Merak etmeyin yeterli alanımız da var. Halkımızın da destek vermesiyle inşallah bu projeyi  daha büyütür, yalnızca yeni doğan bebekler için değil; doğum günü, Anneler Günü, evlilik yıldönümü gibi özel olduğunu düşündüğünüz günleri de bu kampanyaya ilave ederek yelpazeyi daha da genişletebiliriz…İleriki zamanlarda nikah yaptıran çiftlerimize de ikişer fidan diktireceğiz”.

  Adlarına fidan dikilecek beklerimizin anne ve babalarına da seslenen M. Teyfik Göksu, “Ailenize yeni katılan yavrunuz ile mutlulukların en güzelini yaşıyorsunuz. Mutluluğunuzu paylaşmak ve yarınlarımıza güzel bir gelecek bırakmak adına yürüttüğümüz ‘Her bebeğe bir fidan’ kampanyamızla bebeklerimizin şimdiden dikili bir ağacı oldu…
İstiyoruz ki, geleceğimiz, ümidimiz ve yarınlarımız güzel ve yeşil bir geleceğe büyüsünler. Kampanyamıza destek verin ki, bebeklerimizle birlikte fidanlarımız da büyüsünler… Fidanlarımız ulu birer ağaç olsun, bebeklerimiz de ağaç gibi dallanıp, budaklanıp kök salsınlar. Fidanlar birlikte büyüdükçe, yarınlarımız daha umutlu, daha güvenli olacak” şeklinde konuştu.

kullan

İlçe Kaymakamı Nazım Madenoğlu da yaptığı konuşmada çevre problemlerinin her geçen gün arttığını, doğanın insan eliyle zarar gördüğünü hatırlattı ve, “Doğayı koruyacak başkası değil, bizleriz. Bu konuda hepimize önemli görevler düşüyor” dedi.

 Belediyenin başlattığı “Her doğan bebeğe bir fidan” kampanyasını takdire şayan bir proje olduğunu belirten Madenoğlu, “Ağaç dikmek zor olmasa da, ücrete tabi olmasa da maalesef yapmıyoruz. Bu tür kampanyalar bekliyoruz. Esenlerimizde yılda 10-11 bin bebeğimiz doğuyor. Bu büyük bir zenginlik. Ancak onları eğitebilirsek, kaliteli nüfus haline getirebilirsek zenginliktir” diye konuştu.

Ülkemizin yüzde 28’inin ormanlarla kaplı olduğunu, bu oranın ciddi bir rakam olmasına rağmen bundan yeterince yararlanamadığımızı vurgulayan Nazım Madenoğlu, “Bizim gibi orman bakımından zengin bir çok ülke neredeyse gayri safi milli hasılasının yarısını orman zenginliklerinden elde ediyor. İnşallah bir gün biz de o seviyelere geliriz” temennisinde bulundu.

Anadolu’nun bir çok yerinde doğan çocuk adına ceviz, kavak veya zeytin gibi ağaç dikiminin gelenek halinde sürdüğünü hatırlatan Madenoğlu, “Doğan bebek 20-25 yaşına gelip evlendirildiğinde dikilen o fidanların ağaç veya ürününden düğün masrafları çıkarılıyor. Böyle güzel bir geleneğin bir çok faydası görülüyor” şeklinde konuştu.

 Laptop hediye edildi

5 Haziran Dünya Çevre Günü münasebetiyle okullarda düzenlenen şiir, kompozisyon ve resim yarışmasında birinci, ikinci ve üçüncü seçilen 12 öğrenciye, Esenler Belediyesi tarafından birer teşekkür sertifikası ile çeşitli hediyeler verildi. Yarışmalarda birinci olanlara birer laptop, ikincilere bisiklet, üçüncülere de içerisinde eşofman ve spor ayakkabılarının da bulunduğu birer spor çantası hediye edildi.

 Bebekler ağaç dikti

Hediyelerin dağıtımın ardından Saliha Hilal Kara, Osman Yaman Pehlivan, Elif Yakut, Zeynep Su Özcan, Emirhan Şahin, Oğuzhan Şahin, Nurullah Koç, Ömer Taha Esen, Azra Ergül ve Semih Çetin adındaki bebekler annelerin kucağında Esenler Kaymakamı Nazım Madenoğlu, Belediye Başkanı M. Teyfik Göksu ve diğer protokol ile birlikte birer “Bebekler de ağaçlar gibi dallanıp, budaklanıp kök salsınlar. Allah onlara, sağlıklı, uzun ömür versin. Birlikte büyüsünler” temennileriyle ağaç diktiler. Ağacı dikilen bebeğe birer altın takılıp, sertifikası verildi. Ağaçlara bebeklerin isimlerinin yer aldığı birer yazı asıldı.Kaynak / Haber7.Com

Facebook sayesinde buldu...

Özel Arama

facebook_sen_nelere_kadirsin Sosyal paylaşım sitesi Facebook sayesinde yıllar aradığı annesini buldu. 33 yıllık hasreti bitiren gelişme bakın son buldu?

Popüler sosyal paylaşım sitesi Facebook sayesinde ilginç bir olay yaşandı.

İngiltere'de 3 yaşındayken evlatlık verilen Richard Marks, 33 yıl sonra Facebook aracılığıyla öz ailesine kavuştu.

Son 15 yılını Manchester'da yaşayan biyolojik annesi Carol Horridge'yi aramakla geçiren Marks, Facebook'tan onbinlerce kişiye mesaj attı. Günün birinde Andrea Roczniak isimli bir kızdan "Sanırım sen benim erkek kardeşimsin" cevabını aldığında ise gözlerine inanamadı.

İki kardeş hemen telefonda konuştu. Andrea'nın da 12 yıldır kardeşini aradığını ve büyük bir ailenin dört gözle Marks'ı beklediği ortaya çıktı. Daha sonra telefonla annesini arayan Marks, "Merhaba anne" diyerek konuşmaya başladı, ikili gözyaşları içinde iki buçuk saat konuştu. Marks, "Yeniden doğmuş gibiyim ve yepyeni bir ailem var. Loto çıksa bundan daha mutlu olmazdım" diye konuştu. Takvim

ISIRGAN OTU

Özel Arama
Isırgan otu şifa kaynağı
Günümüzde sıkça adını duyuran ısırgan otu pek çok hastalığın tedavisinde kullanılıyor.

 İşte ısırgan otunun tedavi amaçlı kullanıldığı rahatsızlıklar.

Egzama ve egzamaya eşlik eden baş ağrıları ısırgan otu çayı ile iyileştirilebilirler. Isırgan otu, böbrek ve mesane taşı oluşumuna karşı da kullanılabilir. Böbrek hastalıkları ve zorlu baş ağrıları genellikle bir arada görülürler. Egzamalar genellikle dahili bir nedene dayandıklarından, onları içerden, kan temizleyici bitkilerle iyileştirmek gerekebilir. Isırgan otu, en başta gelen kan temizleyici ve aynı zamanda kan yaptırıcı bir bitkidir. Böylece, pankreas üzerinde de çok olumlu etkileri olduğu için, ısırgan otu çayı ile kandaki şeker düzeyi düşürülebilir. İdrar yolları hastalıkları ve iltihapları, da bitki çayı ile iyileştirilebilirler. Aynı zamanda da dışkılama kolaylıkları sağladığından, bir ilkbahar kürü için özellikle önerilir. İlkbaharda ve sonbaharda filizlendiğinde, onunla 4 haftalık bir çay kürü yapmak önemlidir. Sabahları aç karnına, kahvaltıdan yarım saat önce bir bardak ve gün boyunca 1-2 bardak çayı yudumlanarak içilebilir. Bu tür çay kürlerinden sonra kişi kendini anlatılamayacak kadar iyi hissedebilir. Ayrıca bu çayın lezzeti hiç de kötü değildir. Ama duyarlı kişiler, ona biraz papatya veya nane ekleyerek, lezzetini ve kokusunu değiştirebilirler.  

Bu saydıklarımızın yanında her ne kadar bilimsel etkinliği kanıtlanmamış olsa da ısırgan otunun pek çok hastalığa iyi geldiği bilinmektedir.

Domates suyu vücudu yeniliyor.

Özel Arama
Domates suyu iç genç kal
Ünlü İsviçreli bitki bilimci Alfred Vogel'a göre mide yanmasının ilaçlarından biri sıcak suyun içine çiğ patates doğrayıp içmek. Domates suyu ise vücudu yeniliyor.

Vücutta insan yaratılısının aynası olarak değerlendirilebilecek bir organ varsa, o da kuskusuz midedir. Çünkü sinir sisteminizin nasıl çalıştığını bu hassas organdan anlamak mümkün. Duygusal ve ruhsal durumunuz mide suyunun salgılanışını etkilediği için fark etmeseniz de mideniz bu durumdan zarar görebilir.   

Bu nedenle beslenme tarzıyla mideyi korumak çok önemli. Bunda da dikkat edilmesi gereken nokta tüm öğünlerde doğal besinleri tüketmeye çalışmak. Bunun yani sıra çalışma temponuz da midenizi etkiliyor. Hiç durmadan stresli bir ortamda çalışıyorsanız ve sürekli mide ağrısından şikâyetçiyseniz, bunun sebebini çok da araştırmanıza gerek yok. Çünkü sıkıntı midenin bas düşmanı.

Bu yüzden ise gidip gelirken yürüyüş yapmaya ve temiz hava almaya özen gösterin. Aslında mide problemleri çağımızda en çok rastlanan sağlık sorunlarının basında geliyor. Mide ağrılarınız artik size büyük sıkıntı vermeye başladıysa, yemek yediğiniz ortama da özen göstermeniz gerekiyor. Öncelikle yemek yerken sıkıntılarınızı da masaya getirmeyin.

Ayrıca yorgunluktan dolayı aç olduğunuzu hissetmiyorsanız, yemekten önce küçük bir dinlenme molası verebilirsiniz. Bunun yani sıra yemekleri çok sıcak ve iyi çiğnemeden mideye göndermek, sorunların artmasına sebep oluyor. Ayrıca sıcak bir yemeğin üzerine dondurma yemek de oldukça sağlıksız. Doktora başvurarak midenize uygun bir beslenme programı da hazırlayabilirsiniz.

Ancak bu noktada İsviçreli bitki bilimci Alfred Vogel dikkat etmeniz gereken bazı noktalar olduğunu anlatıyor. Örneğin beyaz seker yerine esmer seker tüketmek, midenin sindirimi açısından çok daha faydalı. Sirke gibi mide asidini artırıcı sosları da kullanmamaya dikkat edin. Mide yanması sorununuz varsa sıcak suyun içine çiğ patates doğrayarak için. Patates fikri cazip gelmediyse, havuç suyu veya lahana suyunu da deneyebilirsiniz. Faydasını göreceksiniz.

Süt yerine yoğurt

Şimdiye kadar mideye faydalı olduğu konusunda uzmanlar tarafından pek çok yiyecek tavsiye edilmiştir. Ancak bunların arasında en yanlış inanca sahip olunanın süt olduğu artik biliniyor. Alfred Vogel da sütün yerine yoğurdu öneriyor. Çünkü yoğurt, süt gibi midede pıhtılaşmaya sebep olmuyor.

Yoğurdun bir diğer özelliği ise bağırsakların çalışmasına yârdim etmesi. Bu da sindirim sisteminin daha iyi çalışmasının sağlıyor. Daha da faydalı olmasını istiyorsanız yemekten önce tüketmeye dikkat edin. Meyveyle birlikte tüketmek ise midede yanmaya sebep olabilir.

Midenin bas düşmanlarından biri olan kahve, aslında başka organlara da büyük zarar veriyor. Kahvenin istediğiniz zaman sizi uyanık tutmayı sağladığı tartışılmaz bir gerçek. Ancak uzun vadede sinirleri yıpratıyor. Günde üç bardaktan fazla kahve içiyorsanız ve hala kendinizi güçsüz hissediyorsanız, bunun sebebi artik bir bağımlı olduğunuz anlamına gelebilir. Bunun yani sıra Türk kahvesi diğer kahvelerden daha az zararlı.

Havuç suyu yararlı

Meyve ve sebze sularının ne kadar faydalı olduğunu çocukluk yıllarından beri öğrendik. Ancak hangi meyve suyunun neye iyi geldiğini de biliyor musunuz? Örneğin havuç suyu kan dolaşımına ve bağırsakların çalışmasına yardımcı oluyor. Havuç suyunun dengeleyici bir özelliği olmasından dolayı ishale iyi geldiğini söylemek de mümkün.

Bunun yani sıra sogukalginliginda da tüketmek faydalı olacaktır. Demir eksikliği bulunanlar ise pancar suyu içmeli. Çünkü pancar suyunun her yüz graminda beş gram demir bulunuyor. Özellikle iki yasına kadar bebekler, hamileler ve menopozdaki kadınlar bolca tüketmeli.

Kereviz suyu da vücuttaki fazla toksinlerin atılmasını sağlıyor. Vücudunuzun yenilenmesini ve temizlenmesini istiyorsanız domates suyu içebilirsiniz. Çünkü erken yaslanmayı önlemede büyük etkisi var.

Sahilde bikinisiyle çocuklar gibi eğlendi...

Özel Arama

1Alison Elisabeth Larter Türkiye'de de gösterilen 'Heroes' dizisinin güzel oyuncusu Alison Elisabeth Larter, sahilde köpeği ile çocuklar gibi eğlendi.

'Heroes' dizisinin yıldızı Alison Elisabeth Larter, kumsalda sevgilisi ve sevimli köpeği ile eğlenirken görüntülendi.

Kısa adıyla Ali Larter, böylece düzgün fiziğini de sergilemiş oldu...

resimleri büyütmek için üzerlerine tıklayın

Senaryoya uymayan öpücük

Özel Arama
"Süper Ajan K9" adlı filmin iki oyuncusu, öpüşme sahnesi yüzünden mahkemelik oluyor.

senaryo hariçi Ünlü oyuncular Didem Erol ve Melih Ekener’in arası, başrolünü paylaştıkları “Süper Ajan K9” filmindeki öpüşme sahnesi yüzünden bozuldu. Didem Erol’un senaryo gereği rol arkadaşı Melih Ekener’i yanağından öpmesi gerekirken dudaklarından öpmesi ortalığı karıştırdı. Melih Ekener, senaryoda yer almadığı halde kendisini dudaklarından öpen rol arkadaşı Didem Erol’a çok kızdı.Ekener, öpüşme sahnesinin filmden çıkarılmasını istediğinde yapımcı firma Elita Film’den olumsuz yanıt aldı. Bunun üzerine, şimdiye kadar hiçbir filmde böyle bir sahneye izin vermediğini belirten Ekener, keyfi hareket etmekle suçladığı rol arkadaşı Didem Erol’u mahkemeye vermeye hazırlandığını belirtti."Süper Ajan K9", 26 Eylül’de 225 salonda sinemalarda olacak. Yönetmenliğini Bülent İşbilen’in yaptığı, başrollerini Melih Ekener, Cengiz Küçükayvaz, Didem Erol, Züleyha Karyağdı, Atilla Arcan ve Haldun Boysan’ın paylaştığı film, son yılların en iddialı yapımlarından biri olarak gösteriliyor.

14 yaşında evlendirip zorla gerdeğe soktular

Özel Arama
Annesi babası boşanınca 14 yaşındaki F.K.’nın velayeti annesi Elmas O.’ya verildi. İlköğretimi bitiren F.K., eğitimini sürdürmek istiyordu.

 Ancak annesi onu zorla 22 yaşındaki inşaat işçisi Osman B.’yle evlendirdi. İmam nikáhı kıyıldı, düğün yapıldı. Kızını uzun süredir göremeyen Yüksel K.’nın şikáyeti üzerine, anne, damat ve onun babası gözaltına alındı. Polis merkezine getirilen gelin F., "Zorla alıkoydular" dedi.

YÜKSEL K. ile Elmas O., beş yıl önce boşandı. Üç çocuklarının velayeti babanın rızasıyla anneye verildi. Elmas K., büyük kızını 16 yaşında evlendirdi. Bu yıl 8’inci sınıfı bitiren küçük kızı F.’nin de liseye gitmesine gerek görmedi. Ancak eğitime devam etmek isteyen F., babasına kısa mesaj çekerek, "Lütfen beni yanına al. Şu an ağlıyorum. Annem beni evden kovuyor" diye yardım istedi. Yüksel K., ’tatsızlık çıkmasın’ diye eski eşinin evine gitmedi. Kızına, "Seni sonra alırım" diye mesaj gönderdi. F.’nin çabaları işe yaramadı. Elmas O., 22 yaşındaki inşaat işçisi Osman B.’nin babası Mustafa B.’yle anlaştı. Pazar günü, Zeytinburnu’ndaki Yıldız Düğün Salonu’nda düğün yapıldı.

Zorla evlendirildim

Bir fabrikada çalışan Yüksel K., rızası olmadan kızının evlendirildiğini duyunca Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Savcılığın talimatı üzerine başvurudan üç saat sonra Zeytinburnu İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Elmas O., damat Osman B. ve babası Mustafa B.’yi gözaltına aldı. Bilgisine başvurulmak üzere F.K. de emniyet müdürlüğüne getirildi. Polise zorla evlendirildiğini söyleyen F.K., "Aile beni zorla alıkoydu. Tehdit edildim. Zorla ilişkiye girmek zorunda kaldım" diye ifade verdi. Bunun üzerine Elmas O., Osman B. ve Mustafa B. adliyeye sevkedildi.

Anne Elmas O., savcılıktaki ifadesinde kızının yaşının, kimliğinde göründüğü gibi 14 değil 16 olduğunu öne sürdü. Savcılık, tekrar annesinin evine gönderilen F.’nin yaşının tespit edilmesini beklemek için üç şüpheliyi serbest bıraktı.

Kızının pazar günü evlendirildiğini duyduğunu söyleyen Yüksel K., "O gün salona gidip tatsızlık çıkarmak istemedim. Kanuna göre 14 yaşında bir kızın evlendirilmesi yasak. Hemen savcılığa başvurdum ama serbest bırakıldılar" dedi. Amacının kızını alarak eğitimini devam ettirmek olduğunu belirten Yüksel K., eski eşine öfkesini, "Kızım Anadolu Lisesi sınavlarına girmiş. İyi de puan almış. Ama karar veremeden evlendirdiler. Eski eşimin okuma yazması bile yok. Onun verdiği karara nasıl güvenilir?" diyerek dile getirdi. Düğün salonunun yetkilisi ise, "O gün çok telaşlılardı. Zaten düğünü de bir saat erken bitirdiler. Düğünden önce kızın babasının fotoğrafını göstererek, ’Bu adam gelirse içeri almayın’ dediler. Nedenini şimdi anladık" dedi.

Kanuna göre bu evlilik yasak

Türk Medeni Kanunu’nun 124’üncü maddesinde, erkek veya kadının 17 yaşını doldurmadan evlenemeyeceği belirtiliyor. Ancak olağanüstü durumlarda ve çok önemli bir sebep gösterilirse, 16 yaşını doldurduktan sonra hákim evlenmelerine izin verebilir. Karardan önce ebeveynler ya da vasi muhakkak dinlenir. Kanunun 152’nci maddesi ayrıca kimsenin zorla evlendirilemeyeceği şartını koyuyor. Zorla evlendirilirse savcılığa başvurma hakkı doğuyor. Yasanın evlenmesine izin vermediği yaşta evlendirilen kişi, cinsel birleşmeyi reddedebiliyor. F.K.’nin kemik yaşı 14 çıkarsa Osman B., cinsel istismar ve hürriyetten yoksun bırakma suçlarından yargılanabilir.

Isıtmalı araba koltuklarındaki tehlike

Özel Arama
ısıtmalı koltuk Almanya’nın Giessen Ünivesitesi’nden Andreas Jung’un yönettiği bir araştırma, son yıllarda pek çok kişinin severek kullandığı ısıtmalı araba koltuklarının erkeklerin sperm üretimine zarar verebileceğini ortaya çıkardı.

Sperm üretiminin ideal olarak 37 C sıcaklıkta gerçekleştiğini belirten uzmanlar, 1 saat boyunca ısıtmalı koltuklarda oturan 30 deneğin çoğunda testis sıcaklığının 37.3 C, birindeyse 39.7 C’ye çıktığını buldular.

Araştırma, deneklerin sperm sayılarını veye sperm hareketliliğini ölçmemiş olsa da uzmanlar sıcaklıktaki çok ufak değişimlerin bile sperm üretimini olumsuz etkileyebileceğini belirtiyorlar.

Bu alanda daha önce yapılan bir çalışma da, ısıtılmayan araba koltuklarında bile üç saatten fazla oturmanın erkeklerde sperm üretimini bozabildiğini ortaya koymuştu.
Özel Arama